başka günün Sanrıları


Aynı hisleri duymak için içimde,aynı yerlerde farkı tarihi kalan zamanlarda yürüyorum yine. Yürümekle çözülüyor içimin kiri,üstüne güneş vuruyor
beyaz oluyor sanki yeniden rengi,bir başka rengin devşirmesi kalsada aklımda.
Aklımı karıştıran yalnızca talebim yada değilsem kendinden kendini devşiren,hayat karıştırıyor aklımdaki ebruli desenleri,iklimine göre desen buluyorum kendimi kattığım,iklimine göre yeşeren bitkiler kadar topraktan geliyor,tıkandıkça açılan fikrimin gülleri kadar kendime kokuyorum. Kokumdan anılar anımsatıyor kimine aklı,burnumun ise yok sözlerle arası bilmiyorum o yüzden nedir kokunun adı,ziyan edilmiş bir yemek mi çiçeğin çağrısı mı burnumun sevdim dediği.
Küllükte kalmış hangi sohbet sevginin ateşine mezar olmuş ve atılmışken adresi bilinmez çöplüklere izmaritler kadar sevgiler,dönüşür mü geri tekrar edilsin diye? Biliyorum aynı suda iki kere yıkanamayacağımı,uzun bir kelimeye bile sığamamış geçmişin getirdiği bir bilmişlikle. İçimde bulduğumda eski suların sandığını acı bir tadı var ölümden korkmaya benzeyen.

Gömmeye gücüm var da
soymaya gücüm yok ölüyü

Hiç yorum yok: